İş kazası sonrası işçinin hakları: Bildirimden tazminat davasına
Çorlu ve Ergene’deki fabrikalarda kaza geçiren işçilerin önemli bir kısmı, hangi haklara sahip olduğunu ancak aylar sonra öğreniyor. SGK bildiriminden tazminat davasına kadar uzanan süreçte ilk günlerde atılan adımlar sonucu doğrudan etkiliyor.
Türkiye’de SGK kayıtlarına her yıl yüz binlerce iş kazası giriyor. Sanayinin yoğunlaştığı Tekirdağ’da bu rakamlar soyut bir istatistik değil. Çorlu ve Ergene’deki organize sanayi bölgelerinde vardiyalı çalışan binlerce işçi için pres makinesi, forklift ya da kimyasal madde, sıradan bir iş gününün parçası.
Kaza olduktan sonra ise çoğu işçi ve ailesi aynı soruyla karşılaşıyor: Şimdi ne olacak? Hastane, rapor, SGK ve işverenle yazışmalar arasında atılmayan ya da geç atılan bir adım, ileride hak kaybına dönüşebiliyor.
İşverenin üç iş günü süresi var
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre işveren, iş kazasını en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorunda. Kaza işyerinde olduysa kolluk kuvvetlerine de derhal haber verilmesi gerekiyor.
SGK bildirimi yapılmazsa ya da geç yapılırsa işverene idari para cezası kesiliyor. Asıl sorun ise kazanın kayıtlara hiç geçmemesi. Bu durum, işçinin ileride talep edeceği ödeneklerin önünü tıkayabiliyor. Bu yüzden işçinin ya da yakınının, bildirimin yapılıp yapılmadığını SGK il müdürlüğünden kontrol etmesi gerekiyor.
Bildirim yapılmadıysa işçi, SGK’ya dilekçeyle başvurarak durumu kendisi bildirebilir. İşveren kazayı işle ilgisi olmayan bir olay gibi göstermeye çalışırsa, bu durum iş mahkemesinde açılacak bir tespit davasıyla düzeltilebiliyor.
Tedavi süresince SGK, çalışılamayan günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödüyor. Ödenek, yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi üzerinden hesaplanıyor.
Kalıcı iş göremezlik ve tazminat
Tedavi bittikten sonra kazanın kalıcı bir iz bırakıp bırakmadığı sağlık kurulu raporuyla belirleniyor. Meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında kaybedildiği durumlarda SGK, işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlıyor. Kalıcı iş göremezlik oranı, hem bu gelirin hem de işverenden istenecek tazminatın hesabında temel ölçü oluyor.
SGK’nın yaptığı ödemeler işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışanın sağlığını ve güvenliğini sağlama görevini işverene yüklüyor. Makine koruyucusunun sökülmesi, eğitim verilmemesi ya da koruyucu donanımın dağıtılmaması, iş güvenliği önlemleri alınmadığını gösteren tipik örnekler.
Mahkeme bu noktada bilirkişi incelemesiyle işveren kusuru ile işçinin kusurunu ayrı ayrı oranlıyor. İş kazası tazminatı da bu oranlara göre hesaplanıyor. Maddi tazminat gelir kaybını ve tedavi giderlerini karşılarken, manevi tazminat yaşanan acı ve üzüntü için isteniyor. Kazada hayatını kaybeden işçinin geride kalanları ise destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebiliyor.
İşveren kusuru tespit edilirse SGK da işçiye yaptığı ödemeleri işverenden geri istiyor. Yani kusur oranı yalnızca işçinin değil, kurumun da peşine düştüğü bir hesap.
Bu davada arabuluculuk şartı yok
İşçilik alacaklarına ilişkin davaların çoğunda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu. Ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarını bu zorunluluğun dışında tutuyor. İşçi doğrudan iş mahkemesine gidebiliyor; taraflar isterse yine de ihtiyari arabuluculuk yoluyla uzlaşma arayabiliyor.
Dava, işverenin yerleşim yerinde, işin yapıldığı yerde, kazanın olduğu yerde ya da işçinin yerleşim yerinde açılabiliyor. Çorlu’da yaşayan ve burada çalışan bir işçi için bu çoğu zaman Çorlu’daki iş mahkemesi demek. Dava farklı bir şehirde görülecekse ya da işverenin merkezi Ankara’daysa, bir Ankara iş avukatı ile süreci planlamak zaman kazandırabilir.
Davalar genellikle uzun sürüyor. Maluliyet raporu, bilirkişi incelemesi ve kusur tespiti birkaç yılı bulabiliyor. Tazminat talepleri için genel olarak on yıllık zamanaşımı uygulanıyor, ancak sürenin başlangıcı olaya göre değişebildiği için beklemek risk yaratıyor.
Kazadan sonraki ilk günlerde saklanması gereken belgeler şunlar:
- Hastane kayıtları, epikriz ve tüm sağlık raporları
- İşyerinde tutulan kaza tutanağı ve imza atılan her belgenin bir kopyası
- Kaza yerinin, makinenin ve yaralanmanın fotoğrafları
- Maaş bordroları, iş sözleşmesi ve SGK hizmet dökümü
Kazayı gören çalışma arkadaşlarının adlarını ve telefonlarını erkenden not etmek de gerekiyor. İşten ayrılan ya da başka şehre taşınan tanıklara yıllar sonra ulaşmak çoğu zaman mümkün olmuyor.


